Konuşmamanın iki farklı deneyimi
Tartışma sonrası sessiz kalmak sizin için sakinleşme yolu, partneriniz için cezalandırılma gibi hissedilebilir. Çankaya’da çift görüşmelerinde bu sessizliğin nasıl başladığı ve ne kadar belirsiz kaldığı ele alınabilir. Konuşmaya ara vermek ile karşı tarafı sürekli yanıtsız bırakmak aynı değildir. Siz uzaklaşırken neyi korumaya çalıştığınızı anlatabilirsiniz.
Bir taraf sustukça diğer tarafın daha çok soru sorması, sorular arttıkça sessizliğin uzaması bir döngü yaratabilir. Her kişinin kendi tepkisini anlaşılır bulması, ortak etkinin fark edilmesini zorlaştırabilir. Görüşmede olayın adımları yavaşlatılarak hangi anda hangi duygunun yükseldiği araştırılabilir. Kimin ilk başladığını bulmak tek hedef değildir. Çankaya Çift Terapisi ile ilgili temel soruların yanıtları ana sayfada yer alıyor.
Geri dönülecek bir konuşma alanı
Ara gerektiğinde konunun ne zaman yeniden ele alınacağını belirtmek belirsizliği azaltabilir. Bu sözün tutulması önem taşır; sürekli ertelenen dönüşler güveni zedeleyebilir. Siz konuşmaya hazır olmadığınızda neye ihtiyaç duyduğunuzu somutlaştırabilirsiniz. Diğer kişinin de beklerken ne yaşadığını duymak, iki ihtiyaca uygun bir düzen kurulmasını destekleyebilir.
Sessizlik korkutma, baskı veya zorla kabul ettirme aracı haline geliyorsa yalnızca iletişim tarzı diye değerlendirilmemelidir. Güvenliğin ve özgür katılımın gözetilmesi gerekir. Ortak çalışmanın uygunluğu gerektiğinde yeniden ele alınır. Görüşmeler, rahatsızlığınızı açıkça söyleyebileceğiniz ve konuşmaya dönüşün koşullarını daha bilinçli değerlendirebileceğiniz bir alan sunmalıdır.
